Tahran'a gelmek ile yaşamanın bu kadar farklı olacağını düşünmemiştim. Yaşadığınızda ister istemez bir sürü farklı zorluklarla karşılaşıyorsunuz. Eve yerleştikten sonra haliyle insan eve birşeyler almak istiyor. Daha önce defalarca iş için 2-3 günlük geziler yaptığım Tahran'ı neredeyse hiç bilmediğimi her geçen gün daha iyi anlıyorum. Evi, buzdolabını doldurmak için veriyorum kendimi sokağa fakat bir süre sonra "Çılgın bakkal süper markete" karşı sözünün burada geçerli olmadığını anlıyorum. Neredeyse hiç market yok. Ya da bizim İstanbul'da anladığımız anlamda market yok. Bulabildiğim tek büyük market Palladium denen avm'nin alt katında ki o da benim oturduğum jordan adlı semte biraz uzak. Yürüme mesafesi değil o yüzden her zaman zart diye gidemiyorum.
Böylece evin köşesindeki bakkalın aslında bütün Tahran'da bir süper market gibi işleyen, aklınıza gelen bütün yabancı ithal ürünleri satan bir yer olduğunu keşfediyorum. Tahran'da bakkaldan bakkala değişse dahi genelde bakkal dendiğinde küçük bir süpermarket düşünebilirsiniz. Merkan küçük içindekiler büyük. Her türlü ithal ürün bulunuyor. Nasıl anlaşıcam derken bütün bakkalların Azeri olduğunu keşfedince hayırlı işlerden baba nabere kadar ilerleyen bir diyalog gelişiyor. Bakkaların hepsi eve hizmet veriyor neredeyse.
Türk olmanın son derece faydalı olduğu bir yer İran, Azeri bakkallarda son derece sıcak bir ilişki gelişiyor. Telefonla eve istediğinizi getiriyorlar. Başlarda markaları tanımamak, rakamları anlamamak gibi sorunlar yaşasam da barkodlu bakkallarla bu da çözülüyor. İran'da yerel ürünlerin hepsinin üzerine satış fiyatı var, buradan fiyatları kontrol edebiliyorsunuz, bu fiyatın dışında satmaları yasak. Fakat rakamları mutlaka öğrenmekte fayda var. Ayrıca halk toman konuşurken para riyal. Büyük sıfırlara bir süre sonra alışıyorsunuz ama riyal toman farkı bende biraz zaman aldı. Toman riyalin bir sıfır atılmış hali.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder