Hazırlıklar, planlar tamam, telefona app'ler indirildi, trip advisor yüklendi. 6 gün Tahran'ın her noktasını maaile gezeceğiz derken bu sıcak şehir bize çok köü bir sürpriz yapıyor. Çok kısa bir süre içinde bebek arabasıyla Tahran'ın yan yana gelmeyen iki kelime olduğunu anlıyoruz. Öncelikle burada kaldırım diye birşey yok. Var ama özellikle her ara sokakta binalar kaldırıma müdahale edip kendi kaldırımını yapmış. Böylece düzenli bir kaldırım diye bir yerde yürüyemiyorsunuz. Sürekli değişen yükseklikler, değişen yapılar yüzünden yürümek mümkün değil. Buna bir de Tahran'ın dağlık, Kuzeyden güneye yüksekten alçağa doğru giden bir nevi çakma San Fransisco gibi bir şehir olduğunu ekleyin. Yürümek neredeyse bizim için bile imkansız. Çocuklu bir aile iseniz bebek arabasıyla adeta cimnastik yapar gibi ilerliyorsunuz.
Aslında biz Evrim'le uyandık ama geç kaldık. İlk bir kaç gün içinde etrafta tek bebek arabalı ailenin biz olduğunu farkettik. Neredeyse Çin'liler dışında bebek arabasıyla dolaşan kimse görmüyorduk. Ben oturduğumuz semt Jordan'dan kaynaklandığını düşündüm ama gezdikçe Tahran'ı çocuklu aileleri unutup yaptıklarını anladık.
Burada motorsiklet bol. Amsterdam'da bisiklet neyse Tahran'da motor diye düşünebilirsiniz. Belediye motorların kaldırıma çıkması için her kaldırıma belli aralıklarla demir, dar aralıklı babalar koymuş. Bazıları 1metre yükseklikten fazla. Düz, standart bir kaldırımda yürürken bile karşınıza çıktığından sürekli indir bindir yapıyorsunuz. Eğer bebek ile gezecekseniz bebek arabası yerine mutlaka sling tavsiye ederiz. Hele Tahran pazarına, medan- sebzi'ye gidecekseniz iki kere düşünün ya da takın slingi rahat edin derim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder